Otel, Restoran ve Yemek şirketlerinde İş Sağlığı ve İş Güvenliği

Ülkemizde çalışan sayısı ve sağladığı istihdam sebebiyle HORECA sektöründe(otel, restoran ve yemek şirketleri) iş sağlığı ve iş güvenliği uygulamalarının önemi her geçen gün artmaktadır.

HORECA sektörü çalışanları, iş-hayat dengesinin yetersizliği, standart olmayan ve belirsiz çalışma saatleri, iş üzerinde kontrol yetersizliği ve ağır iş yükleri sebebiyle çok sayıda psiko-sosyal risklerle karşı karşıyadır. Özellikle İstanbul da otel, restoran ve catering firmalarının çokluğu ve çalışan sayılarının çok fazla olması sebebi ile firma olarak bu bölge de HORECA sektöründe iş sağlığı ve güvenliği sektörel eğitimlerimiz ve uygulamalarımız bulunmaktadır.

Sektör çalışanları, psiko-sosyal risklerin yanı sıra birçok fiziksel risk faktörüyle de karşılaşmaktadır. Bunların başlıcaları; uzun süre ayakta kalmak ve ağır yük taşımak, yüksek düzeyde gürültü ve dumana maruz kalmak, hijyenik olmayan koşullarda çalışmak, çok yüksek ve çok düşük sıcaklıklarda çalışmaktır.

ACAR OSGB olarak otel, restoran ve yemek şirketlerine yönelik OHSAS 18001 İş Sağlığı ve İş Güvenliği Sistemi, ISO 22000 ve HACCP eğitimleri, ergonomi eğitimi ve mikrobiyoloji eğitimleri konusunda 12 senedir hizmet vermekteyiz. İstanbul da faaliyet gösteren firmamızın danışmalık hizmetindeki tecrübesini İş Sağlığı vbe İş Güvenliğinde de kullanarak, sektöre özel çözümler sunmaktadır. Ayrıca görevlendirilen uzmanlarımız Gıda Mühendisi olduğu için ISO 22000 ve OHSAS 18001 sistemlerini iş güvenliği çalışmaları ile entegre edebilmektedir.

ACAR OSGB olarak Türkiye ‘ de sektör ile ilgili yayınlanan raporu bilginize sunarız;

Avrupa İş Sağlığı ve Güvenliği Ajansı (EU-OSHA), “Oteller, Restoranlar ve Hazır Yemek (catering) sektörü (HORECA sektörü) çalışanlarının karşılaştıkları riskler” konusunda yeni bir rapor yayımladı. Sektör çalışanlarının karşılaştıkları risklerle ilgili çarpıcı tespitlerin de yapıldığı raporda; bu risklerle mücadele konusundaki iyi uygulamalarla, bu alandaki politika ve sektördeki değişikliklerle ilgili bilgiler de yer alıyor.


Yayımlanan rapora göre HORECA sektörü çalışanları, müşterilerden, çalışma arkadaşlarından ya da işverenlerden kaynaklanan başlıca şu olumsuzluklarla karşılaşıyorlar: ‘Gözdağı verme’ (%8,5), ‘Ayrımcılık’ (%6,5), ‘Fiziksel şiddet’ (%3,5) ve ‘Cinsel ima’ (%2). Bu konularda en yüksek riski ise; bar, disko ve gece kulüplerinde çalışanlar taşıyor.

Uzun süre ayakta kalan, ağır yük taşıma, dengesiz yük taşıma, yüksek düzeyde gürültü ve dumana maruz kalan, çok yüksek ya da çok düşük sıcaklıklarda bulunan, temizlik malzemeleri gibi tehlikeli maddelerle iş yapan HORECA sektörü çalışanlarında; kas ve iskelet sistemi hastalıkları, deri hastalıkları ile solunum sistemi problemlerine de sıkça rastlanıyor. 

HORECA sektörü (Oteller, restoranlar ve hazır yemek şirketleri) Türkiye’de, milli gelire ve ülke tanıtımına olan katkıları ile hizmet ve turizm sektörünün önemli bir parçası olarak kabul ediliyor. Ülkemizde bu tür işletmelerin sayısı, çalışan sayıları ve sağladığı istihdam olanakları her geçen gün artıyor. 45 milyon turisti ağırlama potansiyeline sahip Türkiye’de özellikle İstanbul’da çok sayıda otel işletmesi, restoran ve hazır yemek şirketi ve çalışanı bulunuyor. Bu şirketlerde yapılan işlerin, yüksek vasıf ve eğitim düzeyi gerektirmemesi birçok kişi için iş hayatının kapılarının daha kolay şekilde açılmasını da sağlıyor. Tatil dönemleri, yaz ayları gibi mevsimsel olarak iş yükünün arttığı dönemlerde ya da hafta sonu, gece gibi işgücünün genelinin çalışmadığı alışılmadık saatlerde çalışılması, birbirinden oldukça farklı işlerin yapılmasının getirdiği iş çeşitliliği, sektörün çalışma yapısının temel özellikleri. Ülkemizde iş kazası ve meslek hastalıkları sayıları, hizmet sektöründe sanayi sektörüne kıyasla daha düşük olmakla birlikte, psikososyal ve ergonomik risklerin yüksekliği, çalışma şartları, işgücünün yapısı ve artan istihdam, ülkemizde hızla büyüyen bu HORECA sektöründe iş sağlığı ve güvenliği çalışmalarının dikkat çeken yeni bir merkezi haline getiriyor.

Sektör, AB üyesi ülkelerde hızla büyüyen önemli bir istihdam kaynağı olmakla beraber, vasıfsız genç ve göçmen işçilerin de yüksek oranda istihdam edildiği bir sektör. Sektör genellikle uzun çalışma saatleri ve fiziksel güç gerektiren ağır çalışma koşullarına sahip. Ayrıca HORECA sektöründe, mevsimsel ve vardiya usulü çalışma dolayısıyla diğer sektörlerin geneline göre farklı bir çalışma modeli hâkim.
Çalışma saatleri, iş talepleri ve iş üzerinde kontrol yetersizliği ile bağlantılı olarak 1995-2000 yılları arasında Avrupa genelinde HORECA sektöründeki çalışma şartlarında bir kötüye gidiş göze çarpıyor. Sektör çalışanlarının birçoğu aslında önlenebilir olan risklerle karşı karşıya kalıyor. Bu nedenle de çalışanların sağlıkları bozuluyor, güvenlikleri sağlanamıyor. 

HORECA sektörü çalışanları, iş-hayat dengesinin yetersizliği, standart olmayan ve belirsiz çalışma saatleri, iş üzerinde kontrol yetersizliği, ağır iş yükleri ve stresi arttıran zaman baskısı sebebiyle çok sayıda psiko-soysal risklerle karşı karşıya kalıyor. 

Diğer sektörlerle karşılaştırıldığında HORECA sektöründe çalışanların, müşterilerden, çalışma arkadaşlarından ve işverenlerden kaynaklanan şiddet, taciz ve ayrımcılığa daha fazla maruz kaldıkları bildirilmektedir. Bu sektörde çalışanlar diğer sektör çalışanlarına kıyasla gözdağı verme(diğer sektörlerde %12’ye karşılık, HORECA sektöründe %8.5), fiziksel şiddet (% 6,5’a karşılık % 3,5) ve cinsel ima (% 8’e karşılık % 2) ile daha sık karşı karşıya kalmaktadırlar. Ayrıca, HORECA sektöründe çalışan işçiler (% 10,5’e karşılık % 6,5), diğer çalışanlara göre daha fazla ayrımcılık görüyor. Özellikle barlarda, diskolarda ve gece kulüplerinde çalışanların daha fazla risk altında olduğu raporda belirtiliyor.

Yiyecek hijyeni ve sigara içme yasağını içeren, bu sektöre ilişkin az sayıdaki sağlık ve güvenlik politikası, bazı durumlarda daha ileri sağlık ve güvenlik önlemlerinin belirlenmesini sağlıyor. Bu risklerin ve yol açtığı kayıpların önlenmesi, çalışanların sağlık ve güvenliklerinin geliştirilmesi için öncelikle şirket politikası içinde iş sağlığı ve güvenliği konusuna yer verilmesi gerekiyor. Risk değerlendirmesi yapılarak şirkete özgü risklerin tanımlanması, alınabilecek önlemlerin belirlenerek uygulanması ve değişikliklerin izlenmesi önem taşıyor. Raporda risklerin değerlendirmesi ve alınan önlemlerin belirli aralıklarla tekrarlanıp, gözden geçirilmesi de mutlaka yapılması gerekenler arasında gösteriliyor.

EU-OSHA raporu, otel ve restoranlara ek olarak, okul kantinleri, kulüpler ve barlarda da uygulanabilecek, çok sayıda başarılı risk önleme örneklerini de içeriyor. Etkin ve önleyici bir yönetim sistemi, sorunları ortaya çıkmadan önce tespit edip önlemek amacıyla iyi bir risk değerlendirmesi yapılmasını, işçilerin katılımını ve alınan önlemlerin başarılı olarak uygulanması konusunda verilecek eğitimleri kapsıyor.
Rapora ek olarak, EU-OSHA bu alanda, EU-OSHA web sitesinin ilgili bölümünde bulunabilecek, sağlık ve güvenlik için yedi iyi uygulama bülteni, “farklı kültürleri içeren HORECA sektöründe güvenle çalışma” forum alanı gibi çok çeşitli materyaller de oluşturmuş. Bu forum alanı özellikle bu sektörde çalışan çok sayıda göçmen işçinin karşılaştığı sorunları dile getiriyor ve pratik çözümler sunuyor. Otel ve restoranlarda iş sağlığı ve güvenliği risklerinin değerlendirilmesinde, tehlikeleri tanımlamak için ilk adım olarak faydalanılabilecek kontrol listeleri de bulunuyor. 

İş güvenliği ve iş sağlığı hizmetlerinin sektöre özel verilmesinin gerektiğini savunan ACAR OSGB firmamız, müşterilerine kısa zamanda sağlıklı çözümler sunarak katma değer oluşturmaktadır. Ayrıca 6331 İş Sağlığı ve İş Güvenliği yasasının uygulamalarından ve denetimlerinden çok rahat geçebilmektedir.