iş kazaları ve meslek hastalıklarında tazminat talepleri

iş kazası ya da meslek hastalığı sonucunda, meslekte kazanma gücü kaybının oranı ne olursa olsun beden tamlığının korunması ilkesi nedeniyle, sigortalının işvereni hakkında maddi ve manevi iş kazaları ve meslek hastalıklarında tazminat davası açması hakki mevcuttur. Açılacak davanın, Borçlar Kanunu hükümlerine göre akde muhalefetten doğan davalarda olduğu gibi, 10 yıllık zaman aşımı süresi içinde iş mahkemelerine başvurularak açılması gerekmektedir.

işveren hakkında işçinin iş kazaları ve meslek hastalıklarında tazminat davası açmak hakkı mevcut olduğu gibi, Sosyal Sigortalar Kurumunun da, İşveren ve üçüncü şahıslar hakkında Sosyal Sigortalar Kanununun 10. ve 26. maddelerine göre rücu tazminatı davası açmak hakki mevcuttur.

işçinin işverenden isteyebileceği manevi tazminat, Borçlar Kanunu ‘nun 47. maddesine göre, zarara uğrayan kişiye veya bu nedenle vefat eden kişinin ailesine çekilen acı elem ve ıstırapları hafifletmek amacıyla, hakimin takdir ettiği uygun bir miktar paradan ibaret olup, matematiksel yönden herhangi bir hesabi gerektirmemektedir.

işçinin işverenden isteyebileceği maddi tazminatı ise daima matematiksel yönden hesaplamayı gerektiren ve zararın gerçek miktarını bulmaya ve karşılamaya yönelik bir tazminat çeşididir. iş kazaları ve meslek hastalıklarında tazminat sonucunda İstenebilecek maddi tazminat üç çeşitten ibarettir:

  1. rücu tazminatı
  2. iş göremezlik tazminatı
  3. destekten yoksun kalma tazminatı

rücu tazminatı

geri alma tazminatı anlamına gelen bu tazminat daha önce, Sosyal Sigortalar Kurumu tarafından karşılanmış olan zararlar tutarının, Sosyal Sigortalar Kanunu’nun 10. ve 26. maddelerine göre, kusurlu İşverene Veya üçüncü şahıslara ödettirilmesinden İbarettir. Buna göre. rücu tazminatının esası, Sosyal Sigortalat Küfümü tarafından, Sigortalıya veya hak sahiplerine yapılmış Olan yardımlar tutarının ve eğer gelir bağlanmışsa. bu gelirin peşin sermaye değerinin, kastl veya kusuru bulunan İşverenden ya da üçüncü şahıslardan geri alınmasıdır. Sigortalıya, gerek kısmi gerekse tam İşgörcmezlik durumlarında bağlanan gelirin peşin sermaye değerleri İle varsa yapılmış Olan diğer yardımların tutarı (yol parası, protez, geçici İşgöremezlik ödeneği gibi), Sosyal Sigortalar Kurumunun işveren veya üçüncü şahıslar aleyhine.

rücu nedir sigorta

Kanunun 10. ve 26. maddelerine göre açacağı rücu davalarındaki tazminat miktarına esas teşkil eder. Kanunun 10. maddesine göre, sigortalı çalıştırılmaya başlandığının veya yeniden İşe alınan sigortalıların süresi İçinde kuruma bildirilmemesi durumunda. bildirgenin sonradan verildiği veya sigortalı çalıştırıldığının kurumca lesbit edildiği tarihten önce meydana gelen İş kazası, meslek hastalığı, hastalık Ve analık durumlarında İlgililerin sigorta yardımları Kurumca sağlanır. Ancak, bu durumda. Kurumca yapılan ve İleride yapılması geıeklİ bulunan her türlü giderlerin tutarı İle gelir bağlanması durumunda hesap edilecek sermaye değeri tutan, sorumluluk ve kusur durumu aranmaksızın İşverene ayrıca ödettirilir.

rücu hakkı nedir

Kanunun 26. maddesine göre İse. İş kazası veya meslek hastalığı sonucunda, Kurumca sigortalıya veya hak sahibi kimselerine yapılan ve İleride yapılması gerekli bulunan her türlü giderlerin tutan İle gelir bağlanması durumunda hesap edilecek peşin sermaye değeri tutarı. İşveren veya üçüncü şahıslara. bu kişilerin iş sağlığı ve güvenliği İlc İlgili mevzuat hükümlerine aykırı olan eylemlerinin kusur derecesi ağırlığında, Borçlar Kanunu hükümlerine göre rücu edilir. Ancak, Kurum. sorumlu olanların sadece birisinden dahi, zararın tümünü talep edebilmektedir.

Yüksek yargı organı kararlarına göre. rücuan tazminat davalarında davacı Kurumun davalıdan talep edebileceği miktar, zararlandırıcı Olay nedeniyle hesaplanan gerçek maddi zararı aşamayacağı gibi, Kurumun tahsis ettiği gelirlerin peşin sermaye değerini de aşamaz. Rücuan talep edilen tazminat tutarı, bu meblağların altında İşe, talep tutarına İtibar edilmesi gerekeceği tabiidir.

İş kazası veya meslek hastalığı sonucu ölümlerde, ölen sigortalının kasdl veya kusurunun bulunması durumunda İse. Kanun uyarınca hak sahiplerine yapılacak her türlü yardım ve ödemelerin tutan, Sosyal Sigortalar Kanunu’nun 2934 sayılı Kanunla değişik 26. maddesine göre ölen sigortalının hak sahiplerine Kurumca rücu edilememektedir.

iş göremezlik tazminatı

Maddi tazminat olarak da adlandırılan bu tazminat. Borçlar Kanunu’nun 46. maddesi İlc tanımlanmıştır. Buna göre, cismani bir zarara uğrayan kimsenin. İşgöremezlik ölçüsünde çalışmasının aksayacağı ve bu nedenle maruz kalacağı zarar ve ziyanın, kendisini çalıştırandan talep edebileceği prensip olarak kabul edilmiştir. Böylece. İş kazası veya meslek hastalığı sonucunda, meslekte kazanma gücünü az veya çok kaybeden bir İşçinin kaybı İle İlgili gerçek zararını, kendisinin Olayda tam kusurlu olması durumu dışında. İşverenden talep edebilme hakkı bulunmaktadır. Borçlar Kanunu’nun 46. maddesinde cismani bir zarardan sözedİldİğİ İçin, meslekte kazanma gücü kayıp oranı ne olursa Olsun, bu kayıp karşılığı Olan zarar ve ziyanın İşverenden talep edilmesi mümkündür.

geçici iş göremezlik tazminatı

Meydana gelen İş kazası veya meslek hastalığı durumlarında meslekte kazanma gücü kayıp oranı % 10 ve daha fazla İse, Sosyal Sigortalar Kurumu tarafından sigortalıya sürekli İşgöremezlİk geliri bağlanmaktadır. Ancak, bu gelir sigortalının gerçek zararına uygun düşmemektedir.  Eğer taraflar arasında anlaşmazlık çıkar ise işçinin iş kazaları ve meslek hastalıklarında tazminat hakkı vardır.

bedensel zararlar nedeniyle tazminat

Sosyal Sigortalar Kurumu tarafından bağlanacak olan sürekli işgöremezlik geliri, yıllık kazancın %70’İnİn iş göremezlİk miktarıyla orantılı kısmından İbarettir. Tam iş göremezlik durumunda bu gelir, yıllık kazancın eşittir. Aslında, İşçinin tam iş göremezlikteki gerçek kaybı İşe kazancının tamamıdır.

Diğer taraftan, İş göremezlik derecesi aşağı Olan durumlarda da İşçinin cismani bir zararı Olduğu halde. Sosyal Sigortalar Kurumu tarafından sürekli İşgöremezlİk geliri bağlanmamaktadır. Ayrıca, işçiye gelir bağlanması durumunda gelir, bordnxla gösterilen ücret üzerinden hesaplanmaktadır. Bu durum İse, tavan ücretten fazla kazancı bulunan sigortalılara gerçek ücretine göre değil de, bordroda gösterilen ücrete göre gelir bağlanması anlamına geldiğinden, sigortalının gerçek zararı karşılanmış olmamaktadır.

destekten yoksun kalma tazminatı

Bu tazminat, iş kazası veya meslek hastalığı sonucu meydana gelen ölümlerde, ölenin desteğinden yoksun kalan kişiler tarafından işverenden talep edilebilecek bir tazminat türüdür. Bu kişiler tarafından işverenden tazminat talep edilebilmesi için, hayatta iken destek durumunda olan işçinin ölümü İle, yardım gören kişilerin para İle ölçülebilecek bir zarara uğramış olmaları gerekmektedir. Bu durum. Borçlar Kanunu’nun 45. maddesinin İkinci fıkrasındaki, “Ölüm neticesi olarak, diğer kimseler müteveffanın yardımından mahrum kaldıkları takdirde, onların bu zararım da tazmin etmek lazım gelir” hükmü İle düzenlenmiştir.

Yargıtay kararlarına göre, ölen kişinin destek sayılabilmesi için. destek olduğu kişilere düzenli olarak yardımda bulunmuş olması gerekmektedir. Ancak, ölen ile destekten yoksun kalanlar arasında. miras ilişkisi veya nafaka yükümlülüğü gibi bir durumun bulunması şart değildir.

Ölüm nedeni İle, Borçlar Kanunu’nun 45. maddesine dayanan destekten yoksun kalma tazminatı, destekten yoksun kalanlarla Ölenin yaşayabilecekleri muhtemel süreler İçerisinde (Bu süreler, uluslararası P.M.F. Yaşama Tablosu’na göre belirlenir), ölenin çalışıp kazanabileceği süredeki kazancı tutarından davacılara İleride yapabileceği yardım tutarının peşin ve toptan ödenmesinden İbarettir.

destekten yoksun kalma tazminatı nedir

iş kazası veya meslek hastalığı sonucunda ölen sigortalı İşçinin desteğinden yoksun kalan eş, çocuklar, ana ve baba İçin hesaplanacak destekten yoksunluk tazminatı, İşçinin yıllık kazançlarında artırım uygulanmak suretiyle hesaplanmakta ve bu artırım, İşgöremezlik tazminatl hesaplamasında Olduğu gibi % 10 ümrİnden yapılmaktadır.

Yine, tazminat hesaplanırken. vergi ve trnzrri kesintiler düşüldükten sonra kalan net aylık ve dolayışıyla net yıllık kazanç üzerinden tazminatın teşbİtİ gerekmektedir. Bir Ölüm Olayı sonucunda, çoğu defa birden çok kişi destekten yoksun kalmaktadır. Ölenin gelirinden, hayatta kalanların herbirinc ayrılacak payların ne kadar olması gerekliği bilirkişiler vasıtasıyla tesbit edilmektedir. Ölenin geliri teşbit edildikten sonra, bu gelirin genellikle en az %30’u, ölenin kişisel giderleri olarak kabul edilmekte ve geri kalan miktar destekten yoksun kalanlara dağıtılmakladır.

Destekten yoksunluk tazminatına hükmedilirken, ölümü meydana gcIİrçn İş kazası veya meslek hastalığı sonucunda ölenin kastı veya kusuru mevcut ise, bu kusur, tesbit olunan tazminatın miktarından orantılı bir indirimi gerektirebilir. Ölenin, Ölüm Olayının meydana gelmesinde kastl mevcut İse, Örneğin İşyerinde yüksekten atlayarak İntihar etmişse,İş kazası sayılan bu Olay dolayısıyla destekten yoksunluk tazminatl talep edilmesinin İYİ niyet kurallarına aykırı düşeceği kabul edilmekledir.

Ancak, bu durumların değerlendirilmesi, mahkemelerin kabulüne göre değişebilmektedir. Ölenin. meydana gelen olayda kastı veya kusuru bulunsa bile, geride bıraktıklarının bu olaydan dolayı bir sorumluluğu olamayacağından, destekten yoksunluk tazminatında büyük bir İndirim yapılmaması, sosyal düzenleme bakımından daha uygun olabilmektedir.

iş kazaları ve meslek hastalıklarında tazminat