Türkiyede iş sağlığı ve güvenliği

Türkiyede iş sağlığı ve güvenliği ile ilgili yasal ilk düzenlemeler, 1865 Dilaver Paşa Nizamnamesi ve 1869 MaaddinNizamnamesi’dir. TBMM, 1921 yılında maden işçilerinin hukukuna dair kanun çıkartmıştır. 1930 tarihli Umumi Hıfzısıhha Kanunu 180. maddeye göre; en az 50 işçi çalıştıran kurum sahiplerinin, işyerinde doktor bulundurma ve hastaları tedavi etme zorunluluğu getirilmiştir. 2003 yılına kadar dünyadaki gelişmeler ve diğer ülkeler arasında yetersiz kalan Türkiye, 4857 sayılı İş Kanunu ile iş sağlığı ve güvenliği alanında ciddi bir adım atmıştır. 1945 yılında kurulan Çalışma Bakanlığı ile ana hizmet birimi olan İşçi Sağlığı Genel Müdürlüğü aynı anda hizmete girmiştir.

türkiyede iş sağlığı ve güvenliği
Sanayileşmenin artması ile birlikte kurumlarda çalışan işçi sayısı doğru orantıda artış göstermiştir. Bu da, yaşanabilecek kazaların ihtimalini yükseltmektedir. İlgili kurumların işçi sağlığı ve güvenliği ile alakalı önlemleri almaması, işçinin karşılaşabileceği sorunlarda çözüm adına yapabileceklerini yeteri kadar bilmemesi ve bu bilgilendirmenin yapılmaması, dikkat eksikliği gibi sebepler işçi kazalarını artıran en önemli faktörlerdendir.
Türkiye’de İş Sağlığı ve Güvenliği , Avrupa ülkeleri arasında iş kazaları söz konusu olduğunda zirvede yer alan Türkiye’de her gün ortalama 4 işçi hayatını kaybediyor. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı verilerine göre Türkiye’de her gün 172 iş kazası yaşanıyor. Bu kazaların sektörel bazdaki durumu ise; yüzde 11.79 (8 bin 828) kömür ve linyit çıkarma, yüzde 9.4 (7 bin 45) fabrika metal ürünleri, yüzde 6.84 (5 bin 127) ile ana metal sanayi.
Yaşanan kazalar sonrasında ülkemizde ortalama yıllık 74.000 kaza meydana gelmekte; 1152 işçi yaşamını yitirmekte, 1888 işçi ise sakat kalmaktadır. Yıllık maliyeti 40 milyar TL civarında olan iş kazalarının yüzde 98’i önlenebilir durumdadır. Yaşanan kazaları azaltmak ve tamamıyla ortadan kaldırmak için ise eğitim temel faktör olarak karşımıza çıkmaktadır.
Güvenli bir çalışma ortamının sunulması, işçilerin yaşayabilecekleri kazaları azaltmada önemlidir. Teknolojide yaşanan gelişmeleri yakından takip etmek, ilgili kuruma veya durumlara uygulanabilirliğini test ederek hayata geçirmek önem arz etmektedir. Olası kazaların sebepleri ve ortaya çıkma nedenlerine derinlemesine yapılacak inceleme, yaşanma olasılıkları karşısında çözüm üretmeyi kolaylaştıracaktır.
İş Güvenliği birçok alan ile ortak çalışmalar yürüten bir disiplin olması sebebiyle, nitelikli uzmana çokça ihtiyaç duymaktadır. Üniversitelerin ilgili bölümlerinde verilen eğitimler İş Güvenliği Uzmanı vasfı ile mezun olacak eğitmenleri yetiştirmektedir. Ön lisans, lisans, lisansüstü ve diğer eğitim seviyelerinde İş Güvenliği alanı personel yetiştirmeye ve uzmanlaştırmaya destek olmalıdır. Ayrıca toplumsal bilinçlenmenin de artması sebebiyle, iş sağlığı ve güvenliği ile ilgili bilgilendirmeler ve farkındalık oluşturma çalışmaları yapılmalıdır. Ülkemizde her yıl İş Sağlığı ve Güvenliği Haftası’nda etkinlikler düzenlenmektedir.